BİR TEBESSÜMÜN UNUTULAN GÜCÜ
Bilmem farkında mısınız; hayatta en tesirli ilaç içten bir gülümsemedir. Ne reçeteye ihtiyaç duyar ne de bir ücret karşılığında satın alınır. Üstelik bulaşıcıdır. Bir yüzün aydınlanması, başka bir yüzün karanlığını dağıtmaya yeter bazen. Hele ki bugünlerde. İnsanların ruhlarına çöken ağırlığı düşündükçe, bu küçük mucizeye ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu daha iyi anlıyorum.
Fakat gelin görün ki hayat; insanların yüzlerinden keder kışını dağıtacak o sıcak tebessümü yavaş yavaş söküp almış gibi duruyor. Nereye dönsem, kimin yanına otursam, kimin gözlerinin içine baksam; aynı yorgunluğu görüyorum. Sanki herkes görünmez bir yük taşıyor. Bir omuzun altında geçim derdi, diğerinin altında kırgınlıklar. Bir dokunuyorsun bin işitiyorsunuz. İnsanlar konuşurken kelimelerinden çok suskunlukları yoruyor insanı. Kalabalık caddelerde yürürken bunu daha net hissediyorum. Yüzlerce insan aynı yöne doğru ilerliyor; ama hiçbiri gerçekten bir yere varıyormuş gibi görünmüyor. Gözler yorgun, adımlar telaşlı, bakışlar uzak. Sanki herkes bir şeylere yetişmeye çalışırken kendisini geride bırakmış. Şehrin gürültüsü kulakları dolduruyor, ama insanların içindeki sessizlik her geçen gün biraz daha büyüyor. Oysa hayat, yalnızca büyük mutluluklardan ibaret değil. İnsan ruhu bazen en derin huzuru küçücük ayrıntıların içinde bulur. Sabah erken saatlerde pencereden süzülen gün ışığında, demli bir çayın yükselen buharında, sevdiğiniz bir insanın sesinde ya da hiç tanımadığınız birinden gelen içten bir selam da. Fark etmeden yanından geçip gittiğimiz nice güzellikler vardır. Mutluluğu hep uzakta aradığımız için, yanı başımızdaki nimetleri göremez olduk. Belki de çağımızın en büyük yoksulluğu para eksikliği değil; gönül eksikliğidir. İnsanlar aynı masada oturuyor, ama birbirlerini dinlemiyor. Aynı evde yaşıyor, ama birbirlerinin kalbine uğramıyor. Herkes anlatmak istiyor fakat kimse anlamaya vakit bulamıyor. Bu yüzden yüzlerdeki gülümsemeler azalıyor, gözlerdeki ışık sönüyor. İnsan kalabalıkların içinde yalnız hissediyor. İçten gülümsemenin gücü de tam olarak burada saklıdır. O, yalnızca dudaklarda beliren sıradan bir ifade değildir. Bir kalbin başka bir kalbe uzattığı görünmez bir eldir. Bazen umudun sesidir, bazen merhametin dili. Kimi zaman da “yalnız değilsin” demenin en sessiz halidir. Bu yüzden tebessümü küçümsememek gerekir. Bazı yaralar ilaçla değil, insan sıcaklığıyla iyileşir. Belki hiçbirimiz dünyanın bütün acılarını dindiremeyiz. Savaşları bitiremeyiz, yoksulluğu bir gecede ortadan kaldıramayız. İnsanların yaşadığı tüm kayıpları telafi edemeyiz. Ama bir insanın gününe ışık olabiliriz gülümseyerek.
Kim bilir insanın gününü güzelleştirecek o küçücük gülümseme, farkında olmadan kendi hayatımızı da güzelleştirecektir.