MEMLEKET SEVDASI
Canım benim, memleket kokulum,
Dudakları yaban narı, gözleri gökçe mavi yarim.
Sen bir türkü söyle derinden,
Taş kurna çınlasın,
Toroslar’ın karı erisin,
Yedi rengin yedisi birden göğsüme damlasın.
Biz ki bir somun ekmeği şiirle bölüşürüz,
Eski bir heybenin deseninde üşürüz,
Taşa çalarız hüznü, kirece çalarız öfkeyi.
Sırtımızda dağ kokulu kehribar,
Ağzımızda güneşe banılmış bir umut;
Benim esmer yüzlüm, tütün rengi yarim,
Kerpiç damlı köyümün dumanı tüten bacası!
Al fırçayı eline, sür geceyi gökyüzüne,
Gece yetmezse şafağı vur dağların dizine.
Balık ağlarına takılsın Ege’nin kederi,
Bodrum’un ak badanalı taş duvarlarında
Yıkayalım bu çilekeş, bu sevdalı kaderi.
Can eriğim, bahar dalım,
Kökü toprakta, kolları göğe sevdalı çınarım.
Sen gülsen bir kez,
Sinop’ta takalar horona durur,
Ben sana baksam,
İçimdeki kara sevda tekmil kenti kurutur.
Ey benim nakış nakış içime dokunan yarim,
Ey benim yüreğimde saklı duran çileli sevdam!
Sevmek dedin mi öyle lafla olmaz,
Sevmek dediğin;
Göz nurudur, el emeğidir,
Bir avuç tuz gibi can yakar,
Ama ekmek gibi, su gibi
Bu dünyaya aziz gelir.