ÇÖLÜN KUMLARI
Rüzgar esiyor, yalnız ve mağrur kumlu tepelerin üzerinden. Tenimi okşuyor kum taneleri, sanki yalnızlığıma derman olur gibi… Gözlerim karanlığın boğduğu gökte yıldızını arıyor divane. Uzak […]
Rüzgar esiyor, yalnız ve mağrur kumlu tepelerin üzerinden. Tenimi okşuyor kum taneleri, sanki yalnızlığıma derman olur gibi… Gözlerim karanlığın boğduğu gökte yıldızını arıyor divane. Uzak […]
“Bazen kendimi yetişkin taklidi yapan bir çocuk gibi hissediyorum…” Evet, bu yazıyı yazma sebebim de tam olarak sabaha karşı okumuş olduğum bu söz oldu. Geçmişte […]
Güneş batıyor eski taştan evlerin ardından. Günün utangaç ışıkları kaçıyor çöken karanlığın gazabından. Sokakta iki çocuk top oynuyor. Sanki umudun son kalesiymiş gibi ufak gözlerine […]
Bilmem hangi cinin karanlığı soldurdu masamdaki lambanın titrek ışığını… Buz gibi şimdi; oysa bir zamanlar mağrur çöllerin kumlarından daha kızgındı aşklarımın viran illeri. Hangisinin hortlağı […]
Küçükken ikiz bardakları kırınca üzülüyordum. Sanki iki sevgiliyi ayırmış, sanki bir anneyi çocuğundan alıkoymuş gibi bir burukluk doluyordu içime… Küçüktüm, hissetmeyi biliyordum; hayaller kurup birbirine […]