SAMANLIK SEYRAN OLMADI
Bu akşam bize gelecekler. Beni dedemden isteyecekler. Dedem… Bana babalık yapmaya çalışan insan. Ben babamı hiç görmedim. Vaktinde annemle babam birbirlerine delicesine aşık iki gençmiş. Babası da yani annemin babası olan dedem de buna rıza göstermemiş. Tek sebebi babamın mevkii sahibi bir işinin olmamasıymış. Evet kulağa ne kadar acı geliyor değil mi? Ama durum bundan ibaret. Babam defalarca dedemle konuşmaya çalışmış. Birbirlerini ne kadar sevdiklerini onsuz yapamayacaklarını söylemiş dedeme. Dedemde tık yok. Nuh diyor peygamber demiyor. Babam da kafasına koyuyor. Anneme de önceden haber salıyor. Bu gece seni kaçıracağım bohçanı hazırla diye. Annemde bir korku peyda oluyor. Rüstem abisi var başında. Nefes aldırmıyor anneciğime. O da istemiyor babamı. Bir de namus bekçisi gibi her gece işten çıktığı gibi annemin odasında soluğu alıyor. Anneciğime tehditler savuruyor. O da dedeme çekmiş. Para, makam hırsı ikisinin de gözlerini bürümüş. Birbirlerini delicesine seven iki gence kan kusturacak kadar. Bu arada sahiden kan kusuyor annem. O kısma gelince anlatacağım. Velhasıl babam annemi kaçırıyor. Bir gece boyunca dağ yolundan gidiyorlar. Sabahında Rüstem dayım durur mu hemen fark ediyor annemin yokluğunu. Köydeki delikanlılarla birlikte düşüyorlar bu iki gencin peşine. Şükür ki annemle babam çoktan kasabaya kadar gitmişler. Oradaki istasyondan ver elini İstanbul. Kıt kanaat bir şekilde geldikleri İstanbul’da ilk yaptıkları dini nikahlarını kıymak oluyor. Ardından da babam resmi nikah işlemleri için kolları sıvıyor. Bir hafta on güne kalmadan resmen de evli oluyorlar artık. Babam iş aramaya koyuluyor. Bulduğu işler hep günlük işler karın doyurmuyor. Hani iki gönül bir olunca samanlık seyran olurmuş diyorlar ya çok da doğru bir laf değil bu laf. Annem evindeki bolluğu arıyor artık. Fakirliğe alışmamış kadın. Babama belli etmemeye çalışıyor tabii ama bir yere kadar. O arada annem bana hamile kalıyor. İki boğaza ekleniyor şimdi üç boğaz. Ne yaparsın Allah’ın takdiri diyor annem. Hem mutlu hem endişeli. Korkuyor kadın. Rızık endişesi taşıyor besbelli. Bana hamileyken yeterince iyi beslenememekten midir yoksa içine atıp da diliyle söyleyemediklerinden midir sonrasında vereme yakalanıyor anneciğim. Sahiden kan kusuyor kadın.Doktor doktor gezecek para nerede? O da yok. Bir gün yine hastanedeyken doktor babamı köşeye çekiyor. Çok yaşamaz hanımın. Şimdiden kendini hazırla diyor. Babam bu delicesine aşık adam. Kendini vuruyor yollara. Yetersiz hissediyor tabii. Bir kadına güzel bakamadın diyor esefle. Bundan da beteri geliyor başına. Dayımın kini taze. İstanbul’a kadar gelmiş. Aylarca burada yatıp kalkmış. Adreslerini öğrenmiş. Düzenli takip ediyormuş bizimkileri. Fırsat bu fırsat demiş. Babam böyle dertliyken bir de ölüm derdi eklenmiş üstüne. Gündüz gözü sokak ortasında çekmiş silahı. Gözünü kırpmadan sıkmış kurşunu. Defalarca. Babam yere yığılıyor. Ambulans çağırıyor etraftakiler ama ne fayda daha oracıkta canını teslim etmiş Rahman’a. Rüstem dayım da cezaevine giriyor. Bu hikayeyi dedemden dinliyorum tabii. Ha anneme gelecek olursak zaten hasta kadın. Babamın ölümünün ardından iyice hastalığı azıyor. O da çok geçmeden sevdiğinin yanına göçüyor. Ben o zamanlar henüz üç aylık kundakta bir bebekmişim. Babamın babası olan dedem beni yanına alıyor. Ninem de daha babam beş yaşındayken vefat etmiş. Babamın kaderini yaşıyorum bir nevi. Bir farkla: Ben baba yoksunluğu da çekerek büyüyorum. Hali hazırda dedem her ne kadar hem anne hem de baba olmaya çalışsa da dede neticede.
Bugün beni isteyecekler. Annemin pembe çiçekli elbisesini giyeceğim. Anneme benzeyen yüzümle birlikte daha da çok benzeyeceğim anneme. Çok heyecanlıyım çok. Annemle babamın sevgisi kadar güçlü olur mu bizimkisi de? Şimdiden bunu merak ediyorum. Dedem Aliler gelmezden evvel beni yanına çağırdı. Adettendir bizim buralarda. Evlenecek kıza, oğlana önce bir evliliğe, aileye dair öğütler verilir. Dedem pek manidar bir şekilde beraberinde yılların verdiği tecrübeyle kızım, kocanı sevdiğin kadar say. Unutma ne sevgi tek başına olur ne de saygı. İkisi bir masanın ayakları gibi dedi. Gerçi dedemden daha uzun bir nasihat bekliyordum. Kıza ama öz nasihati kulağıma küpe olmaya yetti. Sağ ol dede. Sağ ol hem yol gösterenim hem de bakıp büyütenim olduğun için…