24 Temmuz 2026
KASVETİN SİMYASI
Kurşunî kapak gibi kapanınca gökyüzü,
Sislerin katlarında boğulur kara şehir.
Damarıma sızarken sessiz ve soğuk zehir,
Karanlık bir okyanus yutuyor kör gündüzü.
Loş odamın içinde süzülür siyah kedi,
Gözlerinde bir kâbus, postunda kül kokusu.
Saat, tunçtan bir böcek; ölüm kurmuş bir pusu,
Her vuruşunda zaman ömrümden bir gün yedi.
Gel, mermer bakışında günah taşıyan melek;
Sana taptıkça sessiz çürüyecek bu yürek.
Kasvet, şahdamarımda kıvrılan sinsi yılan;
Ruhumu susturmaya yetmiyor kanlı şarap.
Bedenim bir imbiktir; içinde ruhum harap,
Çürüyen güzellikten damlıyor saf bir yalan!