31 Temmuz 2026

BENLİĞİN İZİNDE

ile severhanife11@gmail.com

Şimdilerde insanın kendine yabancılaşması üzerine çok şey konuşuluyor ve bunun en büyük suçlusu  teknoloji ve sosyal medya olarak gösteriliyor. Oysaki filmi biraz geriye sardığımızda, bu durumun insanlık için hiç de yeni olmadığını görürüz.

Çok değil, bir nesil öncesine gittiğimizde; taşlayarak günah çıkaracağımızı sandığımız o teknoloji ve sosyal medyadan bir esame yoktu. Televizyon bile sayılı evde  bulunurdu insanlar yine kendilerini tanımıyorlardı. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan geniş ailelerde bireyler, kendi içlerinden geleni değil, ailenin başındaki kişinin ne istediğine göre  yaşıyordu.

Aslına bakarsak insan, var oluşundan beri kendini bulamamanın ve kendi olamamanın gerekçesine hep başka kılıflar uydurdu. Avcı-toplayıcı dönemde yaban hayatını suçlayıp ‘Önce can güvenliği’ dedi . Yerleşik hayata geçtiklerinde ‘Önce buğday’ , ‘Yağmur yağar mı yağmaz mı?’ diye kaygılanıp yağmur duasına çıkıldı ama kendi can sularını aramak için çaba bile sarf etmedi. Sanayi toplumuna gelindiğinde ise buharlı lokomotifler, traktörler, devrimler derken insan yine pas geçildi. Günümüzde ise bu boşluğu sosyal medya doldurdu.

Geçmiş ile şimdi arasındaki tek fark şu: Artık insan, benliğini bulmak istediğinin ilk defa farkında.

Bugün insanlar bir işe girerken sadece maaşı değil, duygusal tatmin yönünü de düşünüyor. ‘Benim bu dünyada var oluş nedenim ne, benim yetkinliğim ne?’ sorularını soruyorlar kendilerine. Bulabilen var mı bilmiyorum; belki bizden sonraki nesil bu sorunun cevabını yanıt verebilir 

Sahi, neden yaratıldı insan? Sadece kul olmak için mi? Seni, beni özel kılan ne o halde? Her insanın var olmasının yanında bu dünyaya bir geliş amacı, insanlığa karşı sorumlulukları olmalı. Sorumluluktan kastım ebeveyn, eş ya da çocuk olmak değil; insanın toplumun karşısına çıkacağı zaman üzerine giydiği o gömlekler. Kaçı kendi fıtratına uygun doğru gömleği bulup giyebildi?

Peki, insanın kendine bu kadar yabancı kalmasının sorumlusu gerçekten teknoloji ve sosyal medya mı, yoksa çocuklarına fıtratına uygun olmayan hayatları ve meslekleri dikte eden annebabalar mı?

Ben burada bir teknoloji güzellemesi yapmıyorum; sadece kolaya kaçıp teknoloji ve sosyal medyayı günah keçisi ilan etmeyin diyorum.