8 Eylül 2026

AH KEŞKE

ile Muhammed Enes Çam

İçimde tarif edemediğim bir burukluk var. Hani herkese bazen gelir ya bu hisler, hiçbir şey yanlış değil sanırız ama içimiz sıkılır. Elimize kalem alamaz, kahvemizin bile tadını çıkaramayız… Derinlerde bir yerde kendimizden kaçarız lakin bunu anlamayız ya işte bir süredir bununla uğraşıyor ve kendimi beni az da olsa rahatlatan, akıp giden zamanı unutturan kalem ve kağıda düşman ediyorum. Beni en çok anlayacağını sandığım kalplerin ruhumda bıraktığı yaralar ile yaşamın her tatlı ânına düşman kesiliyorum. Kendimi bile anlamak hatta en ufak çaba göstermek dahi istemiyorum. Ancak tesbihe dizili keşkelerin yanına bir keşke daha eklemek ile geçiyor günler.

Ah keşke diyorum, kimsenin beni tanımadığı bir şehirde kaldırımlar ile arkadaş olsam. Zamanın acımasız temposunda biraz nefes alsam diyorum. Zira sizi tanıyan kimseniz yoksa zamanın silahları size işlemez.

Ah keşke diyorum bazı geceler, güneş doğmasa da gecenin o serin ve anaç koynunda doyasıya göğü izlesem. Zaten ruhumun düştüğü şu karanlıklara biri daha eklense ne olur ki, zaten unutalı çok olmadı mı defterime güneşli bir gün çizmeyi ?.. Zaten en son ne zaman hayran hayran izledim ki kaderin önüme çıkardığı tatlı sürprizleri, kaçamak gülüşleri…

Ah keşke, keşke sevgili dostlarım hepinizi unutsam da baştan tanışsam sizinle. Ne dersiniz belki o zaman koruyabiliriz aramızdaki o çocuksu heyecanları.