HAYATI ERTELEYEN KELİMELER
İnsan bazen hayatını büyük kararlarla değil, küçük kelimelerle erteler.
Bazen hayatımızı olaylar değil, ağzımızdan çıkıp önemsemediğimiz birkaç kelime şekillendirir.
“Neyse”, “belki”, “sonra”, “bir ara”… Gün içinde farkına bile varmadan defalarca kullandığımız bu kelimeler, aslında yalnızca birer kelime değildir. Her birinin ardında yarım kalmış bir cümle, ertelenmiş bir hayal ya da söylenememiş bir duygu saklıdır.
Belki de bu yüzden bazı kelimeler sözlükte yazan anlamlarından daha fazlasını taşır. Çünkü onları söyleyen yalnızca dilimiz değildir; yorgunluğumuz, korkularımız, kırgınlıklarımız ve bazen de cesaret edemeyişimiz konuşur. Aynı kelimeyi iki kişi söyler ama ikisinin de içinde bambaşka bir hikâye saklıdır.
Bir tartışmanın sonunda “neyse” deriz. Belki konuşmaya devam edecek gücümüz kalmamıştır. Bir hayalimiz için “sonra” deriz; sanki zaman bizi bekleyecekmiş gibi. Bir adım atmak yerine “belki”ye sığınırız. Çünkü bazen kesinlik cesaret ister, ertelemek ise daha kolay gelir.
Oysa ertelenen yalnızca bir konuşma değildir. Bazen bir özür, bazen bir teşekkür, bazen de bir “seni seviyorum” cümlesidir. Söyleyemediklerimizi, yaşayamadıklarımızı ve cesaret edemediklerimizi koca bir “neyse”nin arkasına saklarız. O kelime dudaklarımızdan birkaç harf olarak çıkar; fakat içimizde sayfalarca hikâye taşır.
Kim bilir, belki de yıllar sonra pişman olduğumuz şeyler, yapamadıklarımızdan önce “sonra” diyerek ertelediklerimiz olacaktır. Çünkü zamanın en sessiz huyu, beklediğimizi sandığımız yerde bizden usulca uzaklaşmasıdır.
Belki de dönüp baktığımızda hayatımızı değiştiren şey, verdiğimiz büyük kararlar değil; fark etmeden söylediğimiz küçük kelimelerdir. Çünkü bazı kelimeler yalnızca bir anlam taşımaz, bir ömrün yönünü de sessizce değiştirebilir.