9 Eylül 2026

BULANIK SU

ile Yelda Özdemir

Bildiğimiz tek gerçek; Bu dünya da sonsuza kadar var olmayacağız.

Diğer hakikatleri inançlarımız, inandıklarımız belirliyor. Yaşadığımız sürece iyi şeyler yapmak, erdemli bir insan olmak, onurlu bir yaşam sürmek isteriz. Acaba herkes böyle düşünüp buna göre mi hareket ediyor?Sanırım hayır.

Dünya da bunu düşünen insan sayısı fazla olsaydı bu kadar kötülük var olmazdı. Peki ya iyiliği düşünen insanlar daha çoksa ama kötülüğün yarattığı etki daha fazlaysa?

Bir bardağın içinde duru temiz bir su düşünelim. İçine karışacak bir kaç damla çamur o suyu bulandırır, kirletir.  Kötülüğün etkisi de bu şekilde iyi olan ortamı hemen değiştirir. Esas dikkat edilecek yer tam olarak burası. Su bulandığı için bunu kabul mü edeceğiz yoksa tekrar duru temiz hale getirmek için uğraşacak mıyız?

Çamurlanmış bir bardak suyu berrak hale getirebiliriz. Nasıl mı? Üzerine daha çok temiz su dökerek. O bardağa temiz su döktükçe kirlenmeye sebep olan çamur hızla bardağın üstüne sonra da dışarı dökülür. Orada kendine yer bulamaz. İşte biz de tam bu noktada bunu hayatımıza uygulamalıyız. Etrafımızda kötü olaylar çoğalsa da bizi değiştirmesine, bulandırmasına fırsat vermemeliyiz.

Dünya daha ne kadar süre var olacak, bir bilinmez. Madem bu dünyadayız, seçimler bizim elimizde.

Hep söylerim;kötü olmak en kolayı önemli olan iyi olabilmek, iyi kalabilmek iyiliği seçebilmek. Çevremizdeki tüm kötülüklere inat!

Albert Einstein’ın şu sözüyle noktalamak istiyorum;

“Hayatımı aydınlatan içimi neşeye dolduran ülkülerim; hakikat, iyilik ve güzelliktir.”