BİR YAZAR RUHUNU ASMIŞ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Gelecek günlerin hayrı nerededir şerri nerede? Bir yazar ruhunu asmış kurumaya bırakmış gördünüz mü? Balıklar havada süzülmez sanırım. Yağlı tavalara düşen balıklar yanılsamadır. Başımı koltuk altıma alıp yürüme hevesindeyim. Nereye gittiğimin bir önemi yok. Sadece özgürlük çekiyor canım. Çay, balığı belki de öldürmüyordur. Onu serbest bırakıyordur. Denizler uçmak içindir belki de. Yazı yazarın ellerindedir. Bir uçurtma gibi rüzgârıma sürüklüyorum kelimeleri. Ağlıyordur belki satırlar. Kim bilir belki ruhumu özgürleştiriyorumdur. Yazmak bir susmaktır bazen. Sustuklarını akıtmaktır kâğıda. Peki, yazar burada ne anlatmak istemiş diyeceksiniz. Deyiniz. Yazar özgürlüğünü ilan etmiştir. Kalıplarından çıkmıştır. Sadece ruhumun kurumasını bekliyorum. Saatler oldu hâlâ yetişemedi bana.
Bir yerlerden yanık kokusu geliyor. Sanırım yanan gençliğimdir. Pardon, koku hayatımızdan geliyormuş. Her gün daha fazla kül yutuyoruz. Görüyor musunuz? Ruhum hâlâ kurumadı sanırım. Belki de hiç kurumayacaktır. Islak kalacaktır özgürlüğe ve yazma aşkına. Hiç bir zaman kalıplara sığamadım. Onları yırttığım içindir bu sessizlik belki de. Ellerime hiç kelepçe vurmadım. Özgürlük için yazdım ve yazıyorum. Direksiyonum akılları karıştırmasın. Ben sadece ruhumun kurumasını bekliyorum.